KÖŞE YAZARLARI

RESİM GALERİSİ

2012-2013 STSL Şampiyonu GalatasarayÖzel ÇalışmalarGalatasaray Tribünleri

ANKETLERİMİZ

HAVA DURUMU



Havadurumu

HABERLER > VİTRİN

Ünal Aysal ve Galatasaray

Ünal Aysal ve Galatasaray

17:37:59 2013-11-07

Kaçımız tanıyordu ki bu naif ve kibar adamı; adı GALATASARAY Başkanlığı için geçinceye kadar. Tanıyanlarımız ise, yaşı tutuyorsa ‘’QVT Fonları mevzusu’’ ndan dolayı tanıyordur diye düşünüyorum. Adnan Polat yönetiminin miadının doldurduğunun konuşulduğu günlerde atılmıştı ismi ortaya ve başta İnan Kıraç olmak üzere kulübün duayen isimleri tarafından “kurtuluş” için tek çare O isimdi. Bizler, ne kadar kurtarıcı olup olmadığı konusunda bilgi sahibi değildik elbette ama basında çıkan haberler ile birlikte kendisine karşı bir güven duygusu hissetmiş ve “Kurtarıcı’’nın kendisi olduğunu düşünmeye bunu dillendirmeye başlamıştık. Bu isim ÜNAL AYSAL’ dı…

Kendisine hemen hemen her konuda “Kurtarıcı” olarak bakıyorduk; çünkü mevcut koşullar bunu gerektiriyordu. Adaylığını resmen açıkladığı günden itibaren, kendisine yeni başkanımız gözüyle bakmaya başlamıştık ki; seçim günü gelip çattığında rekor bir oyla resmen başkanımız olmuştu. Hem de dış çevrelere göre çok güçlü ama bir o kadar da zorlu bir yönetim kurulu listesiyle. İlk konuşmasında “BAŞARI BAŞARI BAŞARI” diyordu; bunu vaat ediyordu bizlere. Başkan seçildikten sonra,  “Ben sizin kurtarıcınızım” dercesine; ilk icraat olarak Futbol Takımını Fatih Terim’e, İmparatora teslim ediyordu. Bu şekilde başlıyordu Galatasaray’da Ünal Aysal’lı nasıl sonuçlanacağı bilinmeyen ama yeni umutlara yelken açılmış yıllar.

Takımın başına Fatih Terim’i geçirdikten sonra takımın içini de katkı yapabilecek oyuncular ile doldurmak vardı sırada. Her bir transferi burada uzun uzun konuşmaya gerek yok elbet ama iki kişi,bir olay üzerinde durmak gerekiyor. Birçok spor yorumcusuna göre ve özellikle Mehmet Demirkol’un tabirine göre “Türk Futbolunun kaderini değiştiren” bir transfere imza atılmıştı. Kadroya Selçuk İnan katılmıştı. Bu, biz taraftarlarda büyük bir heyecan uyandırmıştı ve şimdiden “Büyük Başkan” olmuştu, Ünal Aysal.  İki kişi bir olay demiştik konunun başında. Bir gün ansızın özel uçağıyla İspanya’ya gitmişti Ünal Aysal ve yönetimi; transfer dosyasında 3 isim vardı;  Ujfalusi, Reyes ve Forlan. Transfer bu aksilikler oluyordu elbet ve bu üç isimden sadece Ujfalusi kadroya dahil edilebiliyordu. O günlerde herkes tepki gösteriyordu bu olaylar yüzünden Başkan’a ve belki de ilk büyük eleştiriyi bu olaydan sonra görüyordu. Nerden bilebilirdik ki; o gün burun kıvrılan Ujfalusi’nin “BİG CHİEF” olacağını…

Yeni bir teknik adam, yeni bir kadroyla hem de çok çok yeni bir kadroyla giriliyordu yeni sezona. Herkesin kafasında bir “acaba” vardı elbet. Nasıl olmasın ki? Hüsran dolu geçen bir yıldan sonra, her şeyiyle yenilenmiş bir takım… Fakat bütün bu kuşkular birer birer rafa kalkıyordu haftalar ilerledikçe. Takım, Fatih Terim önderliğinde heyecan veren ve galibiyetlerle sonuçlanan maçlar çıkarıyordu, emin adımlarla şampiyonluğa gidiliyordu. Bu gidişat ile birlikte, Başkan’a duyulan sevgi çığ gibi büyüyor ve gitgide herkes gerçek anlamda kabullenmeye başlıyordu; ismi bir anda ortaya atılan yeni Başkanımızı. TFF’nin abuk sabuk maksadı belli olan play-off uygulamasına rağmen, Başkan’ımız ilk yılında şampiyonluk görüyordu.

Bu başarıdan sonra gönüllerdeki ve kulübün başındaki yeri sağlamlaşıyordu Ünal Aysal’ın. Bunun da verdiği güç ile yeni sezona daha büyük hedeflerle giriliyor, bu yönde transferler yapılıyordu. Yaz transfer döneminde Türk Futbolcuları arasında ilk 5’e girebilecek oyuncular ile kadro güçlendirilirken; ara transfer döneminde ise dünyaca ünlü iki yıldız kadroya katılıyordu; Sneijder ve Drogba. Drogba taraftarın ve Başkanın içinde bir ukde olarak kalmıştı, ilk geldiği sezonki transfer döneminden. İlk yılında Taraftar çıldırmıştı ve Drogba’yı istiyordu.

Daha da güçlendirilmiş kadro ve Fatih Terim önderliğinde yine başarıdan başarıya koşuluyordu. Şampiyonlar liginde yarı finalin kapısından dönülmüş, ligde şampiyon olunmuştu. Şampiyonluk kutlamalarında ise; ‘’Büyük Başkan’’ Ünal Aysal ve “İmparator” Fatih Terim’den hafızalara kazınacak o poz gelmişti…

Bütün bunlar olurken; birileri çok önceden düğmeye basmış ve bu büyük başarıların iki büyük mimarı arasındaki köprülerin çatırdamasına yol açacak olaylar zincirinin fitilini ateşlemişti. Bu olaylar silsilesi içine girmeyeceğim yazıyı daha fazla uzatmamak ve bir daha açılmasını istemediğimden. Çünkü bizim kavgamız, “ kim haklı kim haksız” konusu değil; bizim kavgamız “Galatasaray ve Galatasaray’ın başarısı”.

Benim için GALATASARAY başlıklı bir hayatın başında, birinci sırada Galatasaray Başkanlık Makamı’na saygı gelmektedir ki; Galatasaray değerleri de bunu gerektirir. O makamda oturan kişinin; Galatasaray’ın kötülüğünü istemeyeceği için, o makamdaki kişinin aldığı kararları saygıyla karşılamaktayım. Aldığı kararları tabii ki tartışacak, sonuçları kötü olursa tabii ki eleştireceğim ama hepsi saygı çerçevesinde olacaktır ve olmalıdır da. 14 Mayıs 2011 günü başkan seçildiğinde nasıl arkasında durmaya ve destek vermeye başladıysak; bu gün bu zor günlerde de daha fazla destek olmak ve bunu hissettirmek gerekmektedir.


Kerem YAVUZ
https://twitter.com/KeReMy



( Bu haber 1733 kez görülmüştür )


YAZAR : ait diğer haberlerini görmek için tıklayınız...


Yorumlarınız

Ad,Soyad
İleti Adresiniz
Bize Nereden Ulaştınız

ÖNEMLİ

-Yorum yapan kişi bilgileri kesinlikle gizlidir.Herhangi bir reklam amaçlı kullanılmaz.

-Buradaki yapılan yorumlar denetim altındadır,onaylandığında sitede yayınlanır


BENZER DİĞER HABERLER



1


 Hakkımızda  |  Reklam Fiyatları Bize Ulaşın                          GS Haber Portalı Sitesi - İSTANBUL                                      
sanalbasin.com üyesidirSAVEAJANS